Aklımda Binbir Senaryo, İçimde Durdurulamaz Bir "Ben"

 Bilirsiniz, bazen hayatın ritmi görünmez bir el tarafından yavaşlatılır; günler birbirinin kopyası olmaya başlar, adımlarımız ezbere gider ve biz sadece akışa ayak uydururuz. Sonra bir sabah uyandığınızda, göğsünüzün tam ortasında bir yerlerde o tatlı, yerinde duramayan kıpır kıpırlığı hissedersiniz. İçinizde bir yerlerde bir motor çalışmaya başlamıştır ve bugüne kadar ertelediğiniz, "bir ara bakarım" dediğiniz ne varsa, hepsi kapıyı aynı anda çalmaya başlar. İşte tam olarak o harika, o durdurulamaz dönemlerden birindeyim. İçimde, rüzgarına kapılmaktan asla korkmadığım, aksine son ses eşlik etmek istediğim yepyeni bir enerji var; çünkü zihnim, cesaret etmeyi bekleyen harika senaryolarla dolu bir sinema salonu gibi. Yeni bir dil öğrenirken takılacağım o ilk kelimeleri, hiç bilmediğim bir sokağın köşesini dönerken yaşayacağım o ilk şaşkınlığı, hayatımda daha önce hiç denemediğim bir hobinin malzemelerine dokunurken ellerimin nasıl titreyeceğini hayal ediyorum. Çoğu zaman hayatı izleyen koltukta oturup filmin başlamasını bekleriz ama hayır, artık o koltuktan kalkıp kendi hayatımızın yönetmenliğine soyunma vakti. Çünkü yeni bir yer keşfetmek sadece coğrafi bir yer değiştirmek değildir, kendi sınırlarının dışına taşmaktır. Yeni bir dil öğrenmek sadece kelimeleri ezberlemek değil, dünyaya yepyeni bir gözlükle bakmaktır. Bir hobi edinmek ise ruhuna "seni unutmadım, bak senin için buradayım" demektir. Kendimize yeni bir şeyler katmak istediğimizde aslında hayata hala büyüdüğümüzü, hala merak ettiğimizi ve hala burada olduğumuzu fısıldarız. Hayat enerjisi tam olarak bu meraktan, bu keşfetme arzusundan beslenir ve eğer bu yazıyı buraya kadar okuyorsan, senin de içinde bir yerlerde kıpırdanan, "hadi artık" diyen o tatlı sesi duyduğunu biliyorum. Belki masanın üzerinde tozlanan o boya setini açmanın, belki aylardır ertelediğin o kursa kaydolmanın, belki de sadece sırt çantanı takıp hiç gitmediğin yolları keşfetmenin zamanı çoktan gelmiştir. O yüzden erteleme, "pazartesi başlarım" deme ve içindeki o coşkuyu mantıklı bahanelerle söndürme. Şimdi derin bir nefes al, içindeki o durdurulamaz gücün sana ne fısıldadığını dinle ve o ilk adımı at; çünkü hayat ertelemek için gerçekten çok kısa ve dışarıda keşfedilmeyi bekleyen koca bir dünya var.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Yeniden Başlıyoruz..

Hayatın Akışına Güven.

Karaya Vuran Bir Balığın Uyanışı: Kendim Olmayı Seçmek